AZAP ÇEKTİRMENİN KUTSALLIĞI: GOLGOTA’DAN EBU GARİP’E BATI KÜLTÜRÜNDE İŞKENCE

Author :  

Year-Number: 2018-26
Language : null
Konu : DİN SOSYOLOJİSİ
Number of pages: 591-607
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

İşkence, insanlık tarihiyle başlar. Kutsal ve işkence birbirlerinin akranı olan iki kavramdır. İşkencenin tarihi aynı zamanda kutsalında tarihidir. Kutsalın ruhu aynı kalmış, fakat bedeni sürekli değişmiştir. Bu kutsal, bir kralın bedenidir ya da bir rahibin. Bir imparatorluktur, ya da engizisyon mahkemesi. Bazen bir devletin kurumlarında tecelli eder bazen de bir ulusun şahsında. Değişmeyen tek şey meşrulaştırma gücüdür. Bunun farkında olan her ölümlü, bu mükemmel iktidar aracına sahip olmak istemiştir. Sahip olduğu zaman da yaptığı her haksızlığı, giriştiği her savaşı, uyguladığı her işkenceyi kutsala havale etmiştir. Batının gardırobu kutsalın değiştirdiği kostümlerle doludur. Bu dolaptaki her kostümde işkencelerden kalma kan lekelerine rastlanabilir.

Keywords

Abstract

Torture begins with the history of mankind. Sacred and torture are two concepts that are each other's peers. The history of torture is also the history of the sacred. The soul of the sacred remained the same, but the body changes constantly. This may be sacred, a king's body, or a priest's body. It's an empire, or is an inquisition court. It is sometimes manifested in the institutions of a state, sometimes in the form of a nation. The only thing that does not change is the legitimacy power. Every mortal who is aware of this wants to have this excellent power. When he has it, sanctifies every injustice, every war, ever torture he has practiced. The wardrobe of the West is full of the dresses of the holiness. And in every costume, can be found blood stains rest from torture.

Keywords


                                                                                                                                                                                                        
  • Article Statistics